Biz, Gaziantepli bir aileyiz: Yükseloğulları. Köklerimiz Antep'in taş sokaklarına; dededen toruna devredilen bir emek, onur ve vatan sevdası geleneğine uzanır. Bu proje de işte o sevdadan doğdu — bir ailenin, şehrini sınırların ötesine taşıma arzusundan.
Aşağıda; vatanı için cepheden cepheye koşan dedelerimizi, onlardan bize kalan mirası ve Gaziantep'i dünyaya anlatmak için kurduğumuz bu projeyi bulacaksınız.
Bu Topraklara Kök Salmış Bir Antep Ailesi
Yükseloğulları, kökü bu topraklara uzanan; ticareti, zanaatı ve en çok da sözünün eri olmayı bir miras gibi devretmiş bir ailedir. Akyol Mahallesi'nin dar sokaklarından bugünün dünya pazarlarına uzanan bu yolculukta değişmeyen tek şey, Antep'e ve bu vatana duyulan bağlılık oldu.
İki Dede, Bir Vatan
Ailemizin gururu yalnızca ticarette değil; vatan söz konusu olduğunda gösterdiği fedakârlıktadır. Soyumuzda, hem Gaziantep'in hem de bu ülkenin uğruna canını ortaya koymuş kahramanlar var.
Bostancı Kör Halil — Yemek Borusunu Çalan Adam
Büyük dedemiz İbrahim Halil Yükseloğlu, ailemizde "Bostancı Kör Halil" adıyla anılır. 93 Harbi'nde Kafkas Cephesi'nde, tüm zorluklara göğüs geren ordu açlıkla boğuşurken günlerce ikmal beklemiştir. Nihayet ikmal göründüğünde komutanı "yemek borusunu çal" emrini verir; "kazanları kaynatın, ateşleri yakın, yemek geliyor" der.
Dedemiz, açlıktan ve soğuktan bitap düşmüş bedeniyle o yemek borusunu öyle büyük bir aşk ve huşu içinde çalar ki — cephede düşmana karşı çarpışmaktan tükenmiş vücudu daha fazla dayanamaz ve iki gözü de görmez olur. "Kör Halil" adı, işte bu fedakârlığın hatırasıdır.

Mehmet "Kara Mamet" Yükseloğlu — Balıklı Cephesi Çavuşu
Kör Halil'in oğlu, dedemiz Mehmet Yükseloğlu — Antep'te "Kara Mamet" diye bilinir — Gaziantep Savunması'nda Balıklı cephe çavuşu olarak kahramanca mücadele etmiştir. Bu destansı direnişteki yararlılığı, kendisine cumhuriyetin en onurlu nişanlarından biriyle, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile taltif edilmesini sağlamıştır.


Ziya Nuri Efendi — Atatürk'ün Muhafız Alayı'nda Bir Antep Evladı
Diğer dedemiz Ahmet oğlu Ziya Nuri Efendi, Piyade sınıfında Gedikli Küçük Zabit (astsubay) Mektebi'ni 1929-1930'da bitirmiş, gedikli çavuşluğa terfi etmiştir. Atatürk döneminde Atatürk'ün Muhafız Alayı'nda görev yapmış; Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte çalışma şerefine nail olmuştur. Bu, ailemizin en gurur duyduğu hatıralardan biridir.
Ziya Nuri Efendi'nin askeri belgelerinde memleketi "G.Ayıntap" — yani Gazi Ayıntap — olarak kayıtlıdır. Şehrin "Gazi" unvanını kazandıktan sonraki adı; bu projenin taşıdığı kadim isim "Ayıntap"ın izi. Bizim için bu, geçmişle bugün arasındaki bağın en güzel kanıtı.







Bugün: Mirası Geleceğe Taşımak
Bu projenin kurucusu, ailemizin bugünkü temsilcilerinden Eray Yükseloğlu'dur. 1970'te Gaziantep'te doğan, ticareti dedesinden ve babasından öğrenen Eray Yükseloğlu, aynı değerleri yeni bir alana taşıdı: şehrinin hikâyesini dünyaya anlatmaya.
Bu topraklara kök salmış ailemiz, Gaziantep'in emeğini ve adını sınırların ötesine taşıdı. Dedelerimiz vatanı için cephede savaştı; bugün biz de Türk savunma sanayisine destek olmak için dünyanın dört bir yanında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şimdi aynı azimle, bu kez Gaziantep'in kültürel mirasını dünyaya tanıtmak istiyoruz.

Neden Bu Projeyi Kurduk?
Gaziantep, 6000 yılı aşan kesintisiz tarihiyle, UNESCO Gastronomi Şehri unvanıyla ve eşsiz mutfağıyla dünyanın en köklü şehirlerinden biri. Biz bu projeyi, şehrimizin yurt dışındaki tanınırlığını artırmak, dünyanın dört bir yanından gezginleri bu kadim ve güzel şehri keşfetmeye davet etmek için kurduk.
Amacımız net: yabancı ziyaretçilerin Gaziantep'i tanıması, sevmesi ve görmeye gelmesi. İnanılmaz büyük bir tarihe sahip bu güzel şehri, hak ettiği biçimde dünyaya anlatmak. Yolculuğa Gaziantep mutfağından, kültür atlasından ya da interaktif haritadan başlayabilirsiniz. Bu hikâyeyi bizimle birlikte yazmak isterseniz gönüllü ekibimize katılabilirsiniz.