GastronomiKültürTarihAntep SavunmasıAtatürk ve GaziantepBlogHaritaBiz KimizİletişimGönüllü Ol
Konum: Şahinbey · Boyacı MahallesiRaylar üzerinde hareket eden ceviz kündekâri minberiyle ünlü
Boyacı Camii'nin avlusu ve çokgen gövdeli minaresi, Gaziantep'in eski kent dokusunun içinde.

Gaziantep'in kalbinde, daracık eski sokakların arasında duran Boyacı Camii, ilk bakışta sade görünen ama içine girdiğinizde sizi şaşırtan o ender yapılardan biridir. Kadı Kemalettin Camii ve Boyacıoğlu Camii adlarıyla da anılan bu cami, asırlık taş duvarlarının ardında dünyada eşine az rastlanan bir ahşap hazine saklar: hutbe vakti raylar üzerinde dışarı çekilen, sonra yeniden duvara gömülen ceviz bir minber. Tarihi, mimarisi ve avlusundaki hüzünlü anıtıyla bu cami, sadece bir ibadethane değil; Gaziantep'in hem inanç hem direniş hafızasını taşıyan canlı bir kent belgesidir.

Boyacı Camii, Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde, adını verdiği Boyacı Mahallesi'nde, Kutlar Sokak ile Hamdi Kutlar Caddesi'nin kesiştiği noktada yükselir. Şehrin tarihî çekirdeğinin tam içinde, eski çarşıların ve hanların yürüme mesafesindeki bu konumu, camiyi yüzyıllar boyu mahalle hayatının merkezinde tutmuştur.

Cami birkaç adla anılır: kitabelerde ve halk arasında Boyacı Camii, Boyacıoğlu Camii ve burada görev yapan âlim bir kadıdan ötürü Kadı Kemalettin Camii. Bu çoğul isimler, yapının uzun ve katmanlı geçmişinin de habercisidir.


Camide tarih: kesin olmayan bir başlangıç, net bir minber

Boyacı Camii'nin tam yapım tarihi bilinmiyor ve kaynaklar farklı tarihler verir. Yaygın bir anlatıya göre yapının temelleri 13. yüzyılın başında, geleneksel olarak Kadı Kemalettin Bey'e bağlanan bir girişimle atılmış; cami zaman içinde bugünkü biçimini almıştır. Minberi tarihlendiren kitabe ise tartışmalıdır: bir okumaya göre minber 1358 (Hicrî 759) tarihini taşır ve bu, onu Anadolu'nun en eski ahşap minberlerinden biri yapar; minber üzerinde bugün okunabilen kitabe ise 1550 (Hicrî 957) tarihini gösterir. Daha sonra, 1575 yılında Halep valisi Mehmet Paşa tarafından kapsamlı bir onarımdan geçmiştir.

Bu yüzden caminin tarihini tek bir yıla sıkıştırmak doğru olmaz; karşımızda yüzyıllar içinde inşa edilen, onarılan ve yeniden biçimlenen bir yapı vardır. Minberin tarihi bile kaynaklar arasında tartışmalıdır; gerisi ise farklı kaynaklarda değişen rivayetlerle aktarılır.

Boyacı Camii'nin tonozlu iç mekânı, taş kemerleri ve halı kaplı zemini
Caminin enlemesine planlı iç mekânı: taş ayaklar, çapraz tonozlar ve mihrap önündeki ahşap bölümler.

Görülmeye değer ne var: raylı minber ve mimari

Caminin en çok konuşulan özelliği, dünyada eşine ender rastlanan minberidir. Ceviz ağacından, hakiki kündekârî tekniğiyle yapılmış bu minber; yıldız, palmet, rozet ve çok köşeli geometrik motiflerle bezelidir. Asıl şaşırtıcı yanı ise hareketli oluşudur: minber, demir tekerlekler ve iki ray üzerinde duvardaki yuvasına gömülü durur. Cuma günü hutbe okunacağı zaman raylar üzerinde dışarı çekilir, hutbenin ardından yeniden içeri itilerek duvara bitişik hâle getirilir.

Bu sıra dışı çözüm aslında pratik bir ihtiyaçtan doğmuştur. Gaziantep camilerinin pek çoğu dar ve sınırlı derinliğe sahiptir; sabit bir minber, zaten küçük olan ibadet mekânını fazlaca bölerdi. Raylı minber, hem geleneği yaşatıp hem de yer kazandıran zekice bir cevaptır. Bilinen kayıtlara göre bu, Anadolu'daki en eski hareketli (müteharrik) minber örneğidir. İlginç bir ayrıntı da şudur: kündekârî tekniğinde parçalar genellikle çivisiz birbirine geçer; ancak bu minber hareket ettiği için titreşimle dağılmasın diye parçalara çivi de eklenmiştir.

Neden "raylı minber"?

Dar planlı Antep camilerinde sabit minber mekânı bölerdi. Boyacı Camii'nin minberi raylar üzerinde dışarı çekilip içeri gömülerek hem hutbe geleneğini sürdürür hem de ibadet alanını ferah tutar; bu da onu turistlerin en çok merak ettiği detaylardan biri yapar.

Minber kadar dikkat çeken bir başka öğe, mihrap çevresindeki ahşap ve taş işçiliğidir; on iki kollu yıldızlar ve geometrik kompozisyonlar burayı süsler. Yapının kendisi kesme taştan inşa edilmiştir; enlemesine dikdörtgen planı, dört ayakla birbirine paralel iki bölüme ayrılır. Mihrap önü bir kubbeyle, diğer bölümler ise tonozlarla örtülüdür. Avlu girişinin yanında yükselen çokgen gövdeli minare ise Anadolu'da pek sık görülmeyen bir tiptir; 19. yüzyılın sonlarında yenilenmiştir.

Boyacı Camii'nin ceviz kündekârî minberindeki yıldız ve geometrik motiflerin yakın görünümü
Ceviz kündekârî minberin çok köşeli yıldız ve geometrik motiflerle bezeli yüzeyi.

Şehrin hafızasında: bir hastane, bir şehitlik, bir anıt

Boyacı Camii, Gazianteplilier için yalnızca eski bir cami değildir; Milli Mücadele'nin acılı günlerine tanıklık etmiş bir mekândır. Antep savunması sırasında cami bir hastane olarak kullanılmış, burada hayatını kaybeden kadınlar caminin haziresine defnedilmiştir. Şehrin kahramanlık dolu o yıllarını merak edenler için Antep Savunması sayfası, bu hikâyenin daha geniş çerçevesini sunar.

Bu hafızayı yaşatmak için 2017 yılında caminin avlusuna, şehitliğin yanına bir Kadın Şehitler Anıtı dikilmiştir. Heykeltıraş Cahide Erel'in eseri olan anıt, Antep savunmasında şehit düşen kadınları anar; kaidesinde 83 kadın şehidin adı yazılıdır. Türkiye'de kadın şehitler için yapılmış ilk anıt olarak da kabul edilir ve camiyi ziyaret edenlere şehrin "Gazi" unvanını hangi bedellerle kazandığını sessizce hatırlatır.


Bugünü ve nasıl gezilir

Boyacı Camii bugün hâlâ ibadete açık, canlı bir mahalle camisidir. Ziyaretçiler hem ibadet edebilir hem de o eşsiz minberi, mihrap işçiliğini ve avludaki anıtı yakından görebilir. Caminin ibadethane olduğu unutulmamalı; namaz vakitlerine saygılı, sade bir kıyafetle ve sessizce gezmek en uygunudur.

Yapı, Gaziantep'in tarihî merkezindeki gezi rotalarının doğal bir durağıdır ve şehrin diğer köklü dinî yapılarıyla birlikte gezilmeye çok uygundur. Antep'in mistik atmosferini ve klasik Osmanlı–Memlûk mimarisini tatmak isteyenler, yakındaki Şeyh Fethullah Camii ve Külliyesi ile bir zamanlar kilise olarak inşa edilip sonradan camiye çevrilen görkemli Kurtuluş Camii'ni de rotalarına eklemelidir. Bu üç yapı bir arada gezildiğinde, Gaziantep'in yüzyıllar içinde kat kat örülmüş inanç mirası çok daha bütünlüklü bir şekilde anlaşılır.


Sıkça Sorulan Sorular

Boyacı Camii nerede?

Cami, Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde, adını verdiği Boyacı Mahallesi'nde, Kutlar Sokak ile Hamdi Kutlar Caddesi'nin kesiştiği noktada, şehrin tarihî merkezinde yer alır.

Boyacı Camii ne zaman yapıldı?

Tam yapım tarihi bilinmiyor ve kaynaklar farklı tarihler verir. Yaygın anlatıya göre temelleri 13. yüzyılın başında atılmıştır; minberin tarihi ise tartışmalıdır: bir okuma 1358'i (H.759), minber üzerinde bugün okunan kitabe ise 1550'yi (H.957) verir. Cami 1575'te Halep valisi Mehmet Paşa tarafından onarılmıştır.

Boyacı Camii neden ünlü?

En çok, raylar üzerinde hareket eden ceviz kündekârî minberiyle tanınır. Hutbe vakti dışarı çekilen, sonra duvara gömülen bu minber Anadolu'daki bilinen en eski hareketli minber örneğidir. Ayrıca çokgen gövdeli minaresi ve avlusundaki kadın şehitler anıtıyla da dikkat çeker.

Caminin neden birden çok adı var?

Cami; Boyacı Camii, Boyacıoğlu Camii ve burada görev yapan âlim bir kadıdan ötürü Kadı Kemalettin Camii adlarıyla anılır. Bu çoğul adlar yapının uzun ve katmanlı geçmişini yansıtır.

Avludaki Kadın Şehitler Anıtı nedir?

Antep savunması sırasında cami hastane olarak kullanılmış, burada şehit düşen kadınlar caminin haziresine defnedilmiştir. Bu anıyı yaşatmak için 2017'de avluya, heykeltıraş Cahide Erel imzalı bir anıt dikilmiştir; kaidesinde 83 kadın şehidin adı yazılıdır ve Türkiye'de kadın şehitler için yapılmış ilk anıt kabul edilir.

Boyacı Camii ziyarete açık mı?

Evet, cami bugün hâlâ ibadete açık, canlı bir mahalle camisidir. Ziyaretçiler minberi, mihrap işçiliğini ve avludaki anıtı görebilir; namaz vakitlerine saygılı, sade kıyafetle ve sessizce gezmek en uygunudur.